http://www.youtube.com/watch?v=Yj_hipYjdHk&feature=related
Cocukca Hersey
17 Ocak 2011 Pazartesi
Down Sendromlu Çocuklara Yunuslarla Tedavi
Bursa'da 6 yaşında down sendromlu bir çocuk, yunuslarla yapılan terapi sayesinde oyun oynamaya, göz teması kurmaya ve bir şeyler ifade etmeye başladı.
Bursa'da Korupark Alışveriş Merkezi bünyesinde hizmete giren Dolphinpark Yunus Eğlence Merkezi'nde yapılan yunuslarla terapi çalışması ilgi görüyor. Zihinsel, bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları bulunan hastaların sağlıklarına tekrar kavuşabilmeleri veya rehabilite olabilmeleri için uygulanan yunus terapilerinin otizm, down sendromu, cerebral paralizi, beyin travması, nevrotik bozukluklar, gecikmiş konuşma bozuklukları, ekolojik adaptasyon bozuklukları, depresyonlar, koma sonrası durum, şiddetli psikolojik ve kompleks durumlar, kronik yorgunluk gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiği bildirildi.

Fizyoterapist M. Barbaros Yıldıran, yunuslarla terapinin faydalarını anlatarak, "Resim yapan, şarkı söyleyen, top oynayan, takla atan, hızlı yüzen bu güçlü ve kocaman balıklarla yüzebiliyorsam kim bilir daha neler yapabilirim" duygusu ile çocuğu yeni beceriler geliştirmeye, yeni şeyler öğrenmeye teşvik ediyoruz" dedi.
Yunustan çocuğa akan bioenerjinin çocuğun dikkatini, farkındalığını, şefkat duygusunu, dış dünyaya olan ilgisini artırdığını ve öğrenme süreçlerini 2 ila 10 kat hızlandırdığını söyleyen Yıldıran, "Bu dönemde çocuklar, aldıkları özel eğitim ve terapilerden çok daha fazla şey öğrenebilmektedir. Yunuslarla terapide çocukla yunus arasında takdir ve hayranlık duygularının yoğun yaşandığı, tüm yargılardan arınmış bir ilişki oluşur. Bu ilişki çocuğa huzur ve mutluluk verir. Yapılan kontrollü çalışmalar, yunuslarla yüzmenin depresyon giderici bir etki gösterdiğini de kanıtlamıştır" diye konuştu.
Yıldıran, yunusların beyinlerinde bulunan boş bir odacıkta yüksek titreşimli sesler (ultrasonik) ürettiklerini ve bu ultrasonik seslerin insanlar tarafından duyulmasa da, insan vücudundan geçerken omurga ve beynin rezonans titreşimine girdiği ve bunun da sinir ve bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalışmasını sağladığını kaydetti.
Korupark AVM'de hizmete giren Dolphinpark Yunus Eğlence Merkezi'nde Öz Hisar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin konusunda deneyimli ve uzman kadrosu tarafından belirlenen hastalıklar doğrultusunda, ayda 11 ila 14 gün süre ile toplam olarak 10 seans tedavi verilecek. Normalde 3 bin 500 euroya yapılan bu terapi, Korupark'ta bin 600 euroya gerçekleştirilecek.
Yunustan çocuğa akan bioenerjinin çocuğun dikkatini, farkındalığını, şefkat duygusunu, dış dünyaya olan ilgisini artırdığını ve öğrenme süreçlerini 2 ila 10 kat hızlandırdığını söyleyen Yıldıran, "Bu dönemde çocuklar, aldıkları özel eğitim ve terapilerden çok daha fazla şey öğrenebilmektedir. Yunuslarla terapide çocukla yunus arasında takdir ve hayranlık duygularının yoğun yaşandığı, tüm yargılardan arınmış bir ilişki oluşur. Bu ilişki çocuğa huzur ve mutluluk verir. Yapılan kontrollü çalışmalar, yunuslarla yüzmenin depresyon giderici bir etki gösterdiğini de kanıtlamıştır" diye konuştu.
Yıldıran, yunusların beyinlerinde bulunan boş bir odacıkta yüksek titreşimli sesler (ultrasonik) ürettiklerini ve bu ultrasonik seslerin insanlar tarafından duyulmasa da, insan vücudundan geçerken omurga ve beynin rezonans titreşimine girdiği ve bunun da sinir ve bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalışmasını sağladığını kaydetti.
Korupark AVM'de hizmete giren Dolphinpark Yunus Eğlence Merkezi'nde Öz Hisar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin konusunda deneyimli ve uzman kadrosu tarafından belirlenen hastalıklar doğrultusunda, ayda 11 ila 14 gün süre ile toplam olarak 10 seans tedavi verilecek. Normalde 3 bin 500 euroya yapılan bu terapi, Korupark'ta bin 600 euroya gerçekleştirilecek.
ADEM YUNUSLARLA SAYMAYI ÖĞRENDİ
Yunuslu terapiye katılan down sendromlu 6 yaşındaki Adem Sert'in sayı saymaya ve gözleriyle temas kurmaya başladığını söyleyen anne Gülbahar Sert, "Daha önce kardeşine tahammül edemeyen Adem, şimdi onunla oyun oynuyor. Benimle göz teması kuruyor. Bana konuşamasa da bir şeyler anlatıyor. Tedavinin başlamasından sonra oğlumda gözle görülür değişmeler başladı" dedi.
Uzmanlar ise tedavinin genç yaştaki çocuklarda daha olumlu ve kısa sürede sonuç verdiğini belirtirken, yıllardır annesinin ve babasının yardımıyla yaşam mücadelesi veren bedensel engelli Tayfun Şahan da yunuslarla verilen terapi sayesinde annesinin desteği ile de olsa yürümeye başladı. Özel kıyafetleri ile girdiği havuzda yunuslara tutunarak yüzmenin mutluluğunu yaşayan Şahan'ın mutluluğu gözlerinden okundu.
Yunuslu terapiye katılan down sendromlu 6 yaşındaki Adem Sert'in sayı saymaya ve gözleriyle temas kurmaya başladığını söyleyen anne Gülbahar Sert, "Daha önce kardeşine tahammül edemeyen Adem, şimdi onunla oyun oynuyor. Benimle göz teması kuruyor. Bana konuşamasa da bir şeyler anlatıyor. Tedavinin başlamasından sonra oğlumda gözle görülür değişmeler başladı" dedi.
Uzmanlar ise tedavinin genç yaştaki çocuklarda daha olumlu ve kısa sürede sonuç verdiğini belirtirken, yıllardır annesinin ve babasının yardımıyla yaşam mücadelesi veren bedensel engelli Tayfun Şahan da yunuslarla verilen terapi sayesinde annesinin desteği ile de olsa yürümeye başladı. Özel kıyafetleri ile girdiği havuzda yunuslara tutunarak yüzmenin mutluluğunu yaşayan Şahan'ın mutluluğu gözlerinden okundu.
Cody'nin 20'den fazla takma bacağı ve bir altın madalya hedefi var
Dokuz yaşındaki Cody McCasland’ın iki bacağı da doğuştan eksik. Ama her duruma uygun takma bacaklarıyla koşuyor, yüzüyor, futbol oynuyor. Hedefi paralimpik olimpiyatında yarışıp altın madalya almak. Kaval kemiği ve dizkapağı kemikleri olmadan dünyaya gelen Cody, tüm organları yerli yerinde birçok insandan çok daha aktif. Koşuyor, yüzüyor, futbol ve buz hokeyi başta olmak üzere çeşitli takım oyunları oynuyor ve ileride doktor olmak istiyor.
Cody’nin 38 yaşındaki annesi Tina McCasland, farklı durumlara uygun farklı takma bacaklar olduğunu anlatıyor. Haftada dört saat hastaneye gidip bacağıyla ilgili ölçümler yaptırması gereken küçük çocuğun en sevdiği spor, çünkü takma bacağa da ihtiyaç duymuyor.
Tina oğlunu 2012’de Londra’da yapılacak paralimpik oyunlarını izlemeye götürmeyi planlıyor. Cody’nin de yarışmak istediği etkinliğe... “Hayalim bir gün oradan altın madalya almak” diyen Cody’nin iki bacağının da olmamasının sebebi, nadir rastlanan omurilik hastalığı ‘sakral agenezi’.
Cody’nin 38 yaşındaki annesi Tina McCasland, farklı durumlara uygun farklı takma bacaklar olduğunu anlatıyor. Haftada dört saat hastaneye gidip bacağıyla ilgili ölçümler yaptırması gereken küçük çocuğun en sevdiği spor, çünkü takma bacağa da ihtiyaç duymuyor.
Tina oğlunu 2012’de Londra’da yapılacak paralimpik oyunlarını izlemeye götürmeyi planlıyor. Cody’nin de yarışmak istediği etkinliğe... “Hayalim bir gün oradan altın madalya almak” diyen Cody’nin iki bacağının da olmamasının sebebi, nadir rastlanan omurilik hastalığı ‘sakral agenezi’.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=1036094&Date=06.12.2010&CategoryID=41
Çocuklarımız için bir Fark Yaratalım: Sokak Çocukları
Biz tehlike değiliz -- tehlikedeyiz!
Sokak çocuklarının çoğu kimsesiz değildir; ancak içinde bulundukları aile bağlarının niteliği, bu çocukları ya sokaklarda çalışarak aile bütçesine yardımcı olmaya ya da evden kaçmaya yönelten nedendir. Aslında bu çocuklar sokakların ‘kimsesiz’leridir. Çünkü onlar, içinde yaşamak için uğraş verdikleri topluma yabancılaşmışlardır. Onlar genellikle uyuşturucu kullanmaya ve suç mağduru ya da sanığı olma tehlikeleri ile karşı karşıyadırlar. BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’si (ÇHS) çerçevesinde ele alındığında, bu çocuklar, özel koruma önlemlerine muhtaç çocuklar kategorisinde değerlendirilmektedir.Tüm dünyada tarih boyunca görülen en kalabalık çocuk kuşağı, içinde bulunduğumuz on yıl içinde dünyaya gelecektir ve bunların 1.5 milyonu da Türkiye’de doğacaktır. Bu çocukların bir bölümü, yoksulluk, aşırı kalabalık, fiziksel, ekonomik, cinsel ya da duygusal istismar gibi etkenler nedeniyle aileleri ile sorun yaşayacaktır. Koşullara uyum sağlamak için gösterilecek çabalara karşın, bu çocukların önemlice bir bölümü Türkiye’deki kentlerin sokaklarında yaşayan ve çalışan çocukların saflarına katılacaktır.
Varolan Durum
- Türkiye’de kentlerin sokaklarında yaşayan ve/veya çalışan çocuk sayısı son dönemde gözle görülür biçimde artmıştır.
- Pek çok çocuk anne-babaları tarafından sokakta çalışıp aile geçimine destek vermeye zorlanmaktadır.
- İstismar eden ailelerden gelen çocukların bazıları kurtuluşu sokaklarda aramaktadırlar.
- Birçok zaman okula gidemeyen, gitse bile ev ödevlerini yapacak zamanı bulamayan bu çocukların bir çoğu eğitim sisteminin dışında kalmakta, bu da vasıflı işler için gerekli olan ilköğretim diplomalarını alma şanslarını sınırlamaktadır.
- Çocukların çoğu sokaktayken kötü muameleye, fiziksel ve/veya cinsel istismara, hastalıklara ve yetersiz beslenmeye maruz kalmakta, madde bağımlısı haline gelmektedir.
Eylemler
- Sokak çocuklarına güvenli bir ortam sağlanması ve toplumla yeniden bütünleşmelerine yardımcı olacak becerilerin geliştirilmesi.
- Cinsel istismara maruz kalanlar, uçucu madde bağımlısı olanlar, sokaklarda çeşitli işler yapanlar, evlerinden kaçanlar ya da sokağa itilenler gibi farklı gereksinimleri olan çocuklar için güvenli ve destekleyici ortamlar sağlanması.
- Çocukların sokakta yaşamalarına ve/veya çalışmalarına yol açan temel nedenlere karşı alınacak önlemlerin desteklenmesi.
- Kaynakları harekete geçirmek, sokak çocukların eğitim ve öğretim gereksinimlerini karşılamak üzere hükümet kuruluşları ile birlikte özel sektör ve kamu sektörü ile ortak çalışmalar geliştirilmesi.
- Polis, jandarma, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, vb. gibi bu konumdaki çocuklarla ilgili görevler yapan kişilere yönelik eğitim çalışmaları düzenlenmesi ve bu çalışmaların desteklenmesi.
Beklenen Değişiklikler
- Güvenli ve korunaklı ortamlar sağlanarak sokakta yaşayan ve çalışan çocuk sayısı azaltılacaktır.
- Okul terk olaylarında azalma sağlanacaktır.
- Sokakta çalışan çocukların sayıları azaltılacaktır.
- Çocuk suçlarıyla çocukların karıştıkları suçlarda azalma görülecektir.
- Çocukların fiziksel ve cinsel sömürüsü azalacaktır.
- Sokaktaki çocuklarda cinsel ilişki yoluyla ya da başka yollardan bulaşan hastalık vakaları azalacaktır.
- Toplumla yeniden bütünleşebilmeleri için sokak çocuklarına temel eğitimin yanısıra sosyalleşme ve mesleki eğitim imkanları sağlanacaktır.
- Sokaktaki çocukların durumuna ilişkin geliştirilecek çözümler uzun vade de toplumun refahını olumlu etkileyecektir.
Çok Yaşa Bebek, Sosyal Sorumluluk Projeleri, Sağlıklı Çocuklar
Türkiye Bankalar Birliği’nin çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek hazırlamak için “Çok Yaşa Bebek” adıyla uzun senlerce başarıyla uyguladığı önemli projeyi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Türkiye Bankalar Birliği’nin tıbbi destek ve sosyal yardım programı olarak ortaya çıkan ve Birliğin ülkemizdeki bebeklere tıbbi müdahale imkânlarına katkıda bulunmak amacıyla 2003 yılında uygulamaya başladığı “Çok Yaşa Bebek” Projesi, uzman hekimlerden oluşan bir Danışma Kurulu işbirliğinde sürdürülüyor.
Program çerçevesinde bugüne kadar Kocaeli’nden Diyarbakır’a, Trabzon’dan Mardin’e pek çok ilde ihtiyaç tespiti yapılan hastanelere tıbbi cihaz bağışında bulunuldu. Hastanelerin yenidoğan ve çocuk bölümlerine bağışlanan cihazlarla bugün 15 bini aşkın bebek “hayat”a tutunuyor. Çeşitli dönemlerde anne-babalara dönük eğitim programlarıyla da zenginleştirilen kampanya, her yıl yeni il ve hastanelere yapılan yardımlarla genişliyor.
Türkiye Bankalar Birliği’nin 2003 yılında “Türkiye’nin Geleceği için Çocuklara Sağlıklı Bir Gelecek” adıyla başlattığı kampanya, 2006 yılından beri “Çok Yaşa Bebek” adıyla devam ediyor. Kampanyada 6 yıl içinde bağışlanan cihazlarla yardımda bulunulan il sayısı 56’ya, hastane sayısı ise 134’e ulaştı. Bununla birlikte, kampanya kapsamında Türkiye’deki bebek ve çocuk ölümlerinin önüne geçmek amacıyla hibe edilen cihazlarda bireysel talepler kabul edilmiyor.
Tıbbi cihaz talepleri, tıp kongrelerinde “Çok Yaşa Bebek” stantlarında yapılan başvurular, http://www.cokyasabebek.org/ web sitesinde bulunan cihaz talep formunun doldurulması ve Türkiye Bankalar Birliği ile kurulan doğrudan iletişim yoluyla toplanıyor. Alınan cihaz talepleri üzerine ilgili hastane yönetimiyle irtibat kurularak, başvurular, hekimlerden oluşan Danışma Kurulu tarafından değerlendiriliyor.
Cihaz bağışı yapılacak hastanelerin seçiminde hastane altyapısının yeterli olması, cihaz talebinde bulunan hekimin, cihazın doğru kullanılacağını garanti etmesi ve cihazları kullanacak sağlık ekibinin ehil olması önemli rol oynuyor. Cihaz alım ihalesini takiben bağış yapılacak hastanelere bilgi ulaştırılıyor. Cihazlar her yılın sonuna kadar hastanelere teslim ediliyor.
Bağışlanan cihazların kullanım performansı, ilgili hastane yönetimi tarafından her yıl belli aralıklarla, Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği, Türk Pediatri Kurumu ve Hacettepe Üniversitesi tarafından temsil edilen Danışma Kurulu’na raporlanıyor.
Ülkemizde önemli bir sosyal sorun olan yenidoğan ölümlerini ve sakat kalmalarını azaltmak için bağışlanan tıbbi cihazların tümü, tedavide kullanılmaları sonucunda ölümden kurtarma ya da sakat kalmaları engelleme özelliği taşıyor. Cihazlardan yararlanan çocuk sayısı her yıl katlanarak büyüyor.
Yürüttüğü bu sosyal sorumluluk projesi nedeniyle Türkiye Bankalar Birliği birçok önemli ödüle layık görüldü. “Çok Yaşa Bebek”, aylık ekonomi dergisi Platin’in “Zirvedekiler Sosyal Sorumluluk Yarışması”nda Türkiye’nin ışık saçan 10 özel sosyal sorumluluk projesinden biri olarak değerlendirildi. Sağlıklı Yaşam Fuarı bünyesinde ilk kez verilen “2007 Yılında Sağlık Alanında Gerçekleştirilmiş En Başarılı Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi” ve Sağlık Gönüllüleri Türkiye tarafından “Sağlıkta En Başarılı Sivil Toplum Kuruluşu Ödülü” de TBB’nin oldu.
“Çok Yaşa Bebek” kampanyasını yeni açılımlarla güçlendiren Türkiye Bankalar Birliği’nin alt projeleri:
1- Çocuklarda İleri Yaşam Desteği Kursları
2- Çocuk Acil tıp ve Yoğun Bakım Derneği ile Çocukları Kazalardan Koruma Eğitimleri (2004 – 2005)
3- AÇEV ile Aile Mektupları Projesi (2003 – 2005)
1- Çocuklarda İleri Yaşam Desteği Kursları
2- Çocuk Acil tıp ve Yoğun Bakım Derneği ile Çocukları Kazalardan Koruma Eğitimleri (2004 – 2005)
3- AÇEV ile Aile Mektupları Projesi (2003 – 2005)
Bu anlamlı ve çok önemli projeyi hayata geçiren ve çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek armağan eden Türkiye Bankalar Birliği’ne ulaşmak için:
“ÇOK YAŞA BEBEK” projesi hakkında daha detaylı bilgiye http://www.cokyasabebek.org/ internet sitesinden ulabilirsiniz…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


